Saat incelemesi: Junghans Max Bill 34 mm

Çok değil bir kaç hafta önce neden 30 mm çaplarında bir saat denemiyorum dedim ve bir Cartier homage’ı, evet yine bir homage, aldım.

LEUBA LOUIS SATILIKTIR, YENİ SAHİBİ OLMAK İÇİN HEMEN TIKLA!

Kolumda varlığını bile hissetmediğim bir saat olan Leuba bende bir şeylerin uyanmasına vesile oldu; küçük saatler bana keyif veriyordu! Sonrasında zaten küçük olan koleksiyonumu iyice küçültmeye karar verdim ve en büyüğü 38 mm olacak şekilde bir koleksiyon hedefliyorum artık. Hedef derken kurumsal anlamda değil, keyif kaçırmasın.:)

Bu kadar giriş yeter, hadi asıl hikayeye geçelim.

Junghans, Erhard Junghans tarafından 1861’de kurulan, 19 yüzyıla dayanan köküyle hiç de hafife alınacak bir Alman firması değil ancak ben sizi daha yakına getirmek istiyorum.. 1950’lere.

1950’ler. Firma ünlü tasarımcı Max Bill ile bu senelerde bir kaç modelde birlikte çalıştı. Bu modeller genellikle dede ve duvar saatleriydi. Aynı senelerde Junghans, Rolex ve Omega’dan sonra 3. büyük saat üreticisi ünvanını aldı.

Max Bill tasarımı duvar saati, 1954.

Ancak 1960’larda ise ilk Max Bill tasarımı kol saatleri piyasaya sürüldü.

Max Bill tasarımı saatleri içeren Junghans 1962 yılı kataloğu
kaynak, http://originalmaxbilljunghans.blogspot.com/2013/05/a-short-guide-original-max-bill.html

Benim koleksiyonuma kattığım saatin kökeni ise bir üstte, katalogda belirtilmiş.

Max Bill hakkında biyografi yazmayacağım tabii ki, saat yazısı bu, biyografi değil. 🙂 Ama okumak isteyen olursa: Max Bill.

Kutu açılışı

Junghans’ın kutusunu Bauhaus akımında bir diğer üretici olan Nomos ile kıyaslamak istiyorum. Junghans beni bu konuda biraz şaşırttı. Açıkçası daha kibar ve daha saat odaklı bir kutu beklerken odası bayağı geniş bir saat kutusu geldi. Nerede o ucuz, basit, kaliteli ve fonksiyonel kutu tasarımı?

Kutudan saat ile birlikte garanti belgesi vs. çıkıyor.

Saat hakkında

Kasa ve tasarım

Saat küçük, çapı 34 mm. Bu devirde kadın saati kategorisinde görebileceğiniz çap bu saate yakışıyor. Hatta saatin çizgisine çok uygun bir boyut. Daha büyük çaplı olanları olsa da ben bunu almak istedim, çünkü keyif alıyorum!

Çap 34 mm
Kalınlık 9 mm
‘lug-to-lug’ 42 mm

Saat yan profilden olabildiğince yuvarlatılmış olduğu için giyimi çok ama çok rahat. Hassas tartım olmadığı için ben ölçemedim ancak 33 gram(!) gibi bir ağırlıktan bahsediliyor, kolda hissetmediğim doğrudur ancak bu kadar hafif olacağını düşünmüyorum.

Kadranın okunabilirliği ise olabildiğince yüksek tutulmuş ve minimalizm tüm gösterişiyle sunulmuş. Camın bombe oluşu, kolların muazzam parlaklığı ve kadranın yansıtır olması saatin ışıktaki çekiciliğine çekicilik katıyor. ‘Lume’ ise olabilidince minimal tutulmuş ve sadece kollarda ve 12, 3, 6, 9 indisleri ve bezel arasında birer nokta olarak kondurulmuş. Sonuçta bir diver değil, karanlıkta da okumayıveririz. 🙂

Saatin özgünlüğüne en büyük desteği ise arka kapak veriyor ve burada yukarıdaki detayları görüyoruz. Unutmamak gerek bu bir ‘reissue’ saat, yani orijinaline uygun modernize edilmiş ve tekrar üretilmiş bir saat.

Galiba kasa ve tasarım hakkında söyleyebileceğim tek olumsuz şey ise camın malzemesi! Pleksi yerine safir olsaymış eğer tam anlamıyla kusursuz olurmuş.

Mekanizma

Bu güzel kasanın içinde ise ETA tabanlı bir mekanizma var; Junghans J805.1, yani ETA 2801-2. 28800 bph ve 42 saat güç rezervi olan elle kurmalı bir mekanizma ayrıca ‘second hack’ özelliği de barındırıyor.

Toparlayalım

Bu saati almadan bir kaç dakika önce kafamda bir Nomos Tangente 35 vardı ancak bu in-house olmamasına rağmen gösterişli kadranı beni cezbetti. DW gibi çöplerden uzak, tarihi ve güzel bir geçmişi olan bir saat bu, keyif veriyor ve tam olarak bir kayış delisi, yani ne taksan çok şık duruyor. Ben alır almaz bir saffiano kayış taktım, enfes oldu!

Biraz daha fotoğraf

Comments are closed.